Gazeteci Gözünden Gündem

BirebirHaber, Toros Times, Gasavan Press ve Karahaber gazetelerini içinde barındıran medya grubunun sahibi ve yöneticisi Zeynel BOĞAN gündeme dair soruları cevapladı.

Gündem 22.03.2025 09:38:00
Gazeteci Gözünden Gündem

Bir gazeteci gözüyle gündemde olup biten olaylar, özelde Mersin’de magazinden siyasete, ekonomiden ilahiyata farklı alanlardan soruların cevabı Zeynel BOĞAN ile yapılan söyleşiden bir derlemedir. TOROS AKADEMİ düşünce kuruluşunun da yöneticisi olan Zeynel BOĞAN’ın gördükleri ve görüşleri özelde Mersin ve genelde tüm ülke konuları ile ilgili.

Mersin merkezli bir gazeteci olarak yerel ile kendini sınırlamaktan her zaman uzak durduğunu söyleyen Gazeteci Zeynel BOĞAN, siyasetten ekonomiye, yolsuzluktan yerel sorunlara geniş bir yelpazede ülke gündemini değerlendirdi.

Siyasi İttifaklar

Seçim ittifakları ile ilgili olarak Cumhur İttifakı ve Millet İttifakını değerlendiren Boğan’a göre mevcut seçim sistemi birbirine ters veya uzak olan partileri veya ideolojileri birleştirmeyi amaçlamaktadır. Ancak, insan kaynağının sahip olduğu sosyolojik yapı, ideoloji veya tercih nedeni ortak olan veya birbirine yakın olan seçmen kitlesinin oluşturduğun ittifak doğal ve organik olmaktadır. Eğer zorlama bir ittifak yapılırsa yapay bir birliktelik olur ve kan uyuşmazlığı nedeniyle böyle bir evlilik kalıcı olmaz.

“Bu nedenle, Millet ittifakı zaten dağıldı çünkü yapay idi. Fakat cumhur ittifakının devam etme potansiyeli var. Her iki ittifak liderinin liderlik özellikleri bir kopma ihtimalini ortadan kaldırmaktadır” dedi.

Mersin’de Cumhur İttifakının son seçimlerde kan kaybettiğini ifade eden Boğan, bu bağlamda Ak Parti Mersin Milletvekili Havva Sibel Söylemez’in AK Partiyi tekrar çekim merkezi haline getirmek için gösterdiği çabaları değerli bulduğunu ve takdir ettiğini belirtti. Bu çabalarla ilgili olarak, Ak Parti’nin özelde Mersin’de tekrar güç kazanması için Toros Akademi tarafından önerilen Gençlik Akademisi modelinin etkili olacağını da belirtti.

 

İmamoğlu Vakası

İBB başkan Ekrem İmamoğlu ile ilgili olarak söylediklerine gelince… “İmamoğlu, müteahhitlikten başkanlığa geçti. İş yapmasa da algıyı iyi yönetiyor. Yapılmış eserleri ve planları kendisi yapmış gibi sunuyor ve milleti de bu illüzyona inandırıyor. Yalan ve yanlış söyledikleri de millet tarafından doğru imiş gibi algılanıyor. İyi bir algı yönetimi ekibi var. Yalan söylemek de bir beceridir.”

“Belediye başkanı iken kendisini devlet başkanı gibi takdim ediyor. Yurtdışı gezileri ve yurtdışı muhatapları ile görüşmeleri şatafatlı görünüyor. Sanki tam yetkili bir devlet adamı zannediyor kendisini. Bu tam bir altı boş özgüven yanılsamasıdır. Ülke dışında kendi ülkesini şikâyet eden bir adam ne devlet adamı olabilir ne de soylu bir Türk vatandaşı. Bizim milletimiz kibirli ve havai tipleri sevmez. Üstünlük kompleksi aslında derinlerdeki aşağılık kompleksinin bir neticesidir.”

İBB başkanı Ekrem İmamoğlu’nun geleceği ile ilgili olarak da Türkiye Cumhuriyetinin seyrini belirleyen 2000 yıllık bir devlet aklı ile hareket ettiğine dikkat çeken Boğan’a göre,  devlet aklını bilen ve ona göre davranan birisinin yolu açıktır. Fakat devletin gidişatını olumsuz etkileyen, devlet aklına direnen veya karşı çıkan birisinin geleceği de olmaz. 2000 yıllık birikim kendisini korur ve kendisine zarar gelecek herhangi bir oluşuma müsaade etmez.

Yatay Geçişler

Yatay geçişlerde üniversite düzeyinde tüm üniversitelerde konunun inelenmesi gerektiğini söyleyen Boğan, bilhassa FETÖ gerçeğini de dikkate alarak özellikle yurtdışından yatay geçişlerde lisans ile sınırlı kalınmaması gerektiğni söyledi. Yurtdışı yüksek lisans koşulları ile yurtiçi koşulların farklılık gösterdiğini belirten Boğan, yurtdışında yüksek lisans ile yurtiçinde doktoraya kabullerin inceleme konusu yapılması gereği üzerinde durdu. FETÖ'nün akademik yapılanmasında da yatay geçişlerin etkili bir yol olarak kullanılmış olabileceğine dikkat çekti.

Ve Yolsuzluk…

Yolsuzluğun toplumsal ve politik bir sorun olduğuna dikkat çeken Boğan, “şeffaflık yoksa yolsuzluk kapısı açıktır demektir. Birinin bulunduğu konumunu veya sahip olduğu gücü kullanarak yaptığı her türlü sahtekârlık veya hileli davranış yolsuzluktur. Rüşvet verme veya alma, ikiyüzlülük yapma, kamu malını kendi çıkarı için kullanma gibi çok çeşitli sahtekârlık ve dolandırıcılık yolsuzluktur. Üstelik yolsuzluk yeni bir olgu değildir” dedi.

 

Yolsuzluk ve Medya

Yerel düzeyde Tarsus belediyesinden başlayarak Toroslar ve Anamur belediyesine kadar yapılan yolsuzluklar ve usulsüzlükler ile ilgili olarak haberler yaptıklarını belirten Boğan, medyanın yolsuzluğu açığa çıkarmada ve önlemedeki etkisine dikkat çekti. Bu nedenle sürekli tehditler aldıklarını ifade eden Boğan, temiz toplum, temiz siyaset hedefinin gerçekleşmesinde medyaya çok görev düştüğünü ifade etti. “Yeter ki medya da yolsuzluğa alet olmasın, bozulma ve yozlaşmaya aracılık etmesin, halkı bilgilendirme görevini tam yapsın” uyarısında bulundu.

Yolsuzluk, Terör ve Protesto Eylemleri

Yolsuzluğun bireysel ve toplumsal güveni yok ettiğini, demokrasiyi zayıflattığını, ekonomiye zarar vererek eşitsizlik, yoksulluk, bölünme ve sonunda terörü getirdiğine dikkat çeken Boğan, “bu nedenle yolsuzluk ve terör birbirinin sonucu olabilir. Kısaca yolsuzluk terörü de demek uygun olur” dedi.

 

Yolsuzluk konusu üzerinde duran Zeynel Boğan’ın açıklaması şöyle: Ülkemizde son zamanlarda gündemi meşgul eden yolsuzluk olayında görüldüğü gibi terör ve yolsuzluk iç içe. Aslında bunları iki ayrı olgu olarak ele almak yanlış olur. Tek bir kişiye veya kuruma da mal etmek uygun olmaz çünkü günümüzdeki yolsuzluk örgütlü yapılmakta. Organize işlenen bir suç.

Fakat asıl problem yolsuzluğu tek bir belediyeye veya partiye özgü imiş gibi göstermek yanlıştır. Sosyolojik bir olgudur ve aslında toplumun bütünü ile ilgilidir. Bozulma, çürüme ve yozlaşma bireysel olmaz. Yozlaşma varsa tüm topluma az veya çok sirayet etmiş demektir.

Yolsuzluk operasyonlarına karşı protesto gösterileri özellikle CHP'nin yerelde iktidarda olduğu yerlerde CHP tarafından organize ediliyor. Mersin'de de öyle. Ve Mersin Üniveritesinde de öğrenciler protesto eylemlerinde. 

Tüm Partiler Kendini Gözden Geçirmeli

Öyle görünüyor ki CHP’li İBB yolsuzluğa batmış. Bu net. Hem de çok organize. Fakat bu demek değil ki diğer partilerin iktidar olduğu yerel yönetimlerde yolsuzluk olmaz. İşte vatandaşın şimdilerde kafasındaki soru bu. Tamam diyor vatandaş, İmamoğlu yolsuzluk yapmış ama neden AK partili veya MHP’li bir belediyede yolsuzluk operasyonu yok. Oralarda hiç mi yolsuzluk yapılmıyor?

Mersin özelinde mesela yaklaşık 1 yıl önce “MHP’li Erdemli Belediyesinde Kasa Tamtakır, Yolsuzluk ve Usulsüzlük Dizboyu”, “Erdemli Belediye Başkanı Mükerrem Tollu’ya İktidar Kıyağı” ( Mersin Portal) başlıklı haberler, haber olmaktan öteye geçmedi.

İktidarda olmak yolsuzluk yapılmadığı anlamına mı gelmektedir?

Eğer bir yolsuzluk temizliği yapılacaksa tüm belediyeler ve partileri de kapsamalı. Topyekûn bir temizlik yapılmalı. Temiz toplum, temiz siyaset bunu gerektirir. Tek bir belediye başkanı yolsuzluk ile suçlanıyorsa, o kişi yolsuzluk yapmış olsa da halk nezdine mağduriyet oluşturma riski vardır.

 

Terörsüz Türkiye ve Yolsuzluk

Terörsüz Türkiye çok önemli ve stratejik bir hedefdir ve çok iyi mesafe kaydedildi. Bu hedefi hayata geçirmek için çalışan Sayın Cumhurbaşkanı ve MHP liderinin çabasını, bir gazeteci olarak, takdir ile karşılıyorum ve destekliyorum. Fakat benim bir teklifim var. Terörsüz Türkiye hedefinin altına yolsuzluğu da koyalım. Yolsuzluk da bir terördür ve topluma ve devlete karşı işlenen bir suçtur. Yolsuzluk ve terör birbirini beslerler.

Yolsuzluk ve Şeffaflık

Yolsuzluğun çaresi şeffaflıktır. Hem kamuda hem de özel sektörde yapılan iş ve işlemlerde sağlanacak şeffaflık yolsuzluk yolunu büyük ölçüde kapatacaktır. Şeffaflık sağlanırsa gizli kapaklı bir biçimde bu milletin parasını, malını kendi çıkarı için kullanma fırsatları da azalır.

Bir başka konu da eğitim sisteminin yeni baştan elden geçirilmesi. Dikkat edilirse organize suç örgütlerinin veya yolsuzluk şebekelerinin eğitim düzeyleri yüksek. Eğitimsiz bunlar deme şansımız yok. Öyle ise hem aile eğitiminde kem de kitle eğitiminde temel problemler var. Netice de yolsuzluk da öğrenilen bir şeydir.

 

TOROS AKADEMİ –THINK TANK-

Mersin merkezli bir düşünce kuruluşu olan TOROS AKADEMİ’nin özellikle Terörsüz Türkiye bildirisi, Mezhep Temelli Çatışma uyarısı ile ulusal düzeyde, Sahipsiz Mersin bildirisi ile de yerel düzeyde sorunlara dikkat çektiğini ve kısa zamanda yerel ve ulusal düzeyde devlet aklının belirlediği hedefler doğrultusunda etkili çalışmalar yaptığını belirtti. İlerleyen süreçte yapılacak araştırmalara dayalı olarak 6 farklı dilde yayınlanacak olan saha araştırması raporları ile uluslararası düzeyde de bir THINK TANK haline geleceğini belirtti.

 

TAGDER ve SKY HABER

 

Bir gazeteci olarak ileriye yönelik hedeflerini açıklayan Zeynel BOĞAN, Tüm Anadolu Gazeteciler Derneği (TAGDER) Mersin Şubesi ve SKY Haber temsilciliği de yaptığını söyledi.

Gazeteci Boğan, Mersin merkezli bir gazeteci olarak yerel düzeyden ulusal ve uluslararası düzeye doğru seyreden bir gazetecilik hedeflediğini ifade etti.

Bu hedefe yönelik olarak TOROS GROUP medya, eğitim ve tanıtım alanında çalışmalarına devam etmek istediğini belirtti.

Anahtar Kelimeler: Gazeteci Gözünden Gündem
Cumartesi 17.1 ° / 12.9 °
Pazar 19 ° / 12.1 °
Pazartesi 20.8 ° / 15.8 °