AK Partili Serap Yazıcı Özbudun'dan Özgür Özel'e tokat gibi cevap

İftira, asıl siz peşimdeydiniz!

Siyaset 26.02.2025 10:45:00
AK Partili Serap Yazıcı Özbudun

Geçtiğimiz pazar günü AK Parti’nin 8. Olağan Kongresi’nde rozet takan Serap Yazıcı Özbudun, siyaset sahnesinde fırtına kopardı.

Gelecek Partisi’nden istifa edip AK Parti’ye geçen Özbudun, CHP lideri Özgür Özel’in “Bize gelmek istedi” iddiasıyla gündeme oturdu.

Ancak Özbudun, bu suçlamalara 4 sayfalık bir açıklamayla ateş püskürdü: “Gerçek dışı beyanlar, iftira!”

Saat saat yaşananları anlatan Özbudun, CHP’den gelen teklifleri reddettiğini, görüşme talebinin ise bizzat Özel’den geldiğini iddia etti.

“Talep Benden Değil, CHP’den Geldi!”

Özbudun, sosyal medya hesabından yayınladığı uzun metinde, CHP’yle ilişkisinin nasıl başladığını tek tek sıraladı. “9 Ekim 2024’te Antalya’da CHP’li Berna Polat’la karşılaştım. Bana Gelecek Partisi’nde geleceğim olmadığını söyleyip CHP’ye davet etti. Reddettim,” dedi. Ardından CHP Antalya Milletvekili Mustafa Erdem’in de TBMM’de aynı teklifi getirdiğini anlatan Özbudun, “Şaka yollu ‘Grubunuza iki kişi veririz, seni alırız’ dediler. Ama ben grup bozmayacağımı söyledim,” diyerek CHP’nin ısrarını gözler önüne serdi.

“Görüşmeyi Özgür Özel İstedi!” Diyerek Saat Saat Anlattı

Olayın asıl kırılma noktası 14 Ocak 2025’te yaşandı. Özbudun, “Berna Polat WhatsApp’tan arayıp ‘Genel Başkan Özgür Özel sizinle görüşmek istiyor’ dedi. Programım yoğundu, ertelemek istedim ama 15 Ocak’ta Mustafa Erdem ‘Hemen gel’ diye bastırdı,” diye yazdı. Saat 19:19’da Erdem’i aradığını, yemekteyken “Genel Merkez’e gidelim” baskısı gördüğünü belirten Özbudun, “Dışarıda görüşme olsa kabul etmezdim. Zorla ikna edildim,” diyerek CHP’nin talebinin kendi isteği olmadığını vurguladı.

“İftiraya Karşı Gerçekler: Kanıtlar Elimde!”

Özbudun, Özel’in “CHP’ye geçmek istedi, reddettik” iddiasını sert bir dille yalanladı: “Bu iftira! Görüşmelerimin, yazışmalarımın hepsi kanıtlanabilir.” Telefon kayıtlarından mesajlara kadar her detayı paylaşabileceğini söyleyen Özbudun, “Ben CHP’yi değil, onlar beni istedi. Reddeden de benim,” diyerek tartışmaya nokta koydu. AK Parti’ye geçişini savunan Özbudun, şimdi Özel’den gelecek yanıtı bekliyor. CHP cephesi ise sessizliğini koruyor.

İşte Özbudun'un Özgür Özel görüşmesiyle ilgili anlattıkları:

"PARTİNİZLE ARAMIZDA DOKU UYUŞMAZLIĞI OLUR"

CHP'ye katılmamdan memnun olacaklarını, Türkiye'yi bir anayasa değişikliğinin beklediğini, bu değişiklikte belki yarı-başkanlık sistemine geçileceğini, CHP'ye katılmamdan kendilerinin genç anayasa uzmanı olan Gökçe Gökçen vekilin de çok memnun olacağını ifade etti.

Ben ise kendisine "Sayın Genel Başkan, öncelikle davetiniz için teşekkür ederim." dedim. "Ancak Partinizle aramda bir doku uyuşmazlığı olacağını düşünüyorum. Ne dersiniz?" diye karşılık verdim. Bu doku uyuşmazlığının gerekçelerini aşağıdaki biçimde sıraladım.

367 KRİZİ

Birincisi ve en önemlisi, 367 krizini oluşturdunuz. Biz bu krizin Anayasaya aykırı olduğunu Ergun Hocamla beraber hararetle savunduk. Oluşturduğunuz bu kriz, sonuçta 2007 Anayasa değişikliğine yol açtı. Bu değişiklikle Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini sağlayan kural kabul edildi. Bu Anayasa değişikliği ise bugün yakınmakta olduğumuz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin zeminini hazırladı.

İkincisi, 40 yıla yakın bir süre Türkiye siyasetini başörtüsü meselesine mahkûm ettiniz. Ben de lâiklik ilkesinin önemine inanıyorum. Çünkü bu ilke, gerçekte din hürriyetinin güvencesidir. Ancak bir kadını lâikliği koruduğunuz gerekçesiyle din hürriyeti ve eğitim hürriyeti, din hürriyeti ve çalışma hürriyeti arasında tercihte bulunmaya zorlayamazsınız. Dindar bir erkek hem din hürriyetine hem de eğitim-öğretim ve çalışma hürriyetine aynı anda sahip olduğuna göre bir kadın bu haktan mahrum edilemez. Bu noktada da sizden ayrılıyoruz." dedim.

Kendisi ise bana artık bu yöndeki fikirlerinin değiştiğini, CHP listelerinden Meclise giren başörtülü bir milletvekiliyle transfer görüşmeleri yaptığını ifade etti.

"Nihayet üçüncü olarak, 2007 yılında Ergun Hocamın başkanlığında hazırladığımız Sivil Anayasa Taslağı'nı okumadan bizleri şeriatı ve federalizmi getirmekle suçladınız. Böylece Türkiye'nin önündeki çok büyük bir fırsatı engellediniz. Sayın Genel Başkan bu taslağı hiç okumuş muydunuz?" diye sordum.

Bana taslağı okumadığını ama bu taslak üzerine yazılan bir raporu okuduğunu söyledi. "Böyle raporlara güvenmeyin." dedim. "Metnin kendisini okuyun."

YAZIŞMALARI PAYLAŞTI

Özgür Özel aramızda bu diyalog cereyan ederken görmediğim için fark etmeyeceğimi zannederek bir yandan elindeki cep telefonundan yazışmalar yapıyordu. Aslında bu diyaloğa tam olarak konsantre değildi. Bu, şahsıma yönelik büyük bir saygısızlık olduğu için “Sayın Genel Başkan sizin yarın İstanbul seyahatiniz varmış. Benim de Genel Kurulda olmam gerekiyor." dedim. “O nedenle izninizi rica ediyorum." diye ekledim. Üstelik "Sayın Genel Başkan, bana AK Parti'den de bir davet var. Henüz kararımı vermedim." diye son noktayı koydum.

Kendisi Gelecek Partisi'nde kalmaya devam edersem bana saygı duyacağını, AK Parti'nin davetine icabet edersem bunu doğru bulmadığını ifade etti. Bense edepli bir dille henüz karar vermediğimi ifade ederek kalktım. Kendisi bana yardımcı oldu. Özel kalem odasında bekleyen danışmanım hemen yanımıza gelerek aramıza katıldı. Böylece oradan ayrıldık ve TBMM'ye geldik.

31 Ocak 2025 günü Berna Polat, danışmanıma bir Whatsapp mesajı gönderdi. Danışmanım da kendisine benim talimatımla olumsuz bir cevap verdi. Bu yazışma aşağıdaki gibidir. Bu yazışmayı da kanıtlayabilirim.

'Meltem Hanım merhaba, nasılsınız. Bugün vekilimle WhatsApp'tan bir görüşme yapmak istiyorum. Ne zaman müsait olursunuz.

Merhaba Berna Başkanım, İyiyim, teşekkürler... Siz nasılsınız? Serap Hocam bugün rahmetli eşini ziyarete gidecek kabristana. Sonrasında size haber versem uygun olur mu? Görüşmek dileğiyle...'

Berna Hanım'ın talebine karşılık vermedim. Sonraki tarihlerde Berna Hanım, beni birkaç kez aradı. Telefonu cevaplamadım. Bütün bu açıklamaları Sayın Özgür Özel'in 25 Şubat 2025 tarihli grup toplantısında hakkımda iftiralar içeren konuşmasına istinaden kamuoyunu bilgilendirmek üzere yapıyorum.